Home / Genel / Kıyamet Olgusu

Kıyamet Olgusu

Efendisi olduğumuzu sandığımız doğa hiç bize ait olmadı. Bitki örtüsünün hareket etme eylemi olmadığından istisna olarak dışarıda kabul edersek, nüfuslarına bakıldığında hayvanlar âlemi; besin zincirinde çok üst basamaklarda olmasalar da doğanın gerçek hâkimleridir. Bunu kabul etmek ve anlamaya çalışmak yerine hayvan kelimesini en argo kelimelerden biri ilan ederek kullanmaktan bile kaçınıyoruz. İnsanoğlunun kendi kıyametini getirişinin ilk psikolojik kuramı bu olsa gerek. ‘’İnsan Düşünen Hayvandır.’’ Sözü ile yargıladığımız ve beğenmediğimiz Aristoteles, bahsettiğimiz yanılgıya düşmemiş ilk insan olmuştur. Çevre düşünürleri ve günümüz saçma eleştirmenleri tarafından onun seviyesine ulaşamamış oldukları halde hala bu söz yargılanmaktadır. Tabii ki bu insanlar Aristoteles’in diğer 200 ü geçkin sözünden de bir haberdir.

Ben bu ünlü sözü kabul ediyor ve kendi kıyametinizi getirmemeniz için sizin de kabul etmeniz için ısrar ediyorum. Düşünebiliyor olmamız bizi hayvanlardan ayırıyor ve daha kötü bir hale sokuyor. Henüz çözülememiş uzayın sınırları içerisinde, beklentileri olan tek varlık biz insanlarız. Hayvanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için; gerektiği kadar besini tüketiyor ve doğanın ayakta kalması için üstlerine düşen görevlerini yapıyorlar. Emin olun milyarlarca canlı çeşidinden üstüne düşen dünyayı ve doğayı koruma görevini yerine getirmeyen tek birim insanlar. Yani düşünen hayvanlarız. Böyle baktığınızda aslında hayvanlar âlemine bile giremeyecek kadar tembel ve sorumsuz olduğumuz söylenebilir. Tek sebebimiz var; orantısız beklentilerimiz! Heveslerimiz, özentilerimiz, güçlendiremediğimiz ve kabuğuna çekilen, unutulan nefsimizin şeytanla yaptığı iş birliği.

İnsanların, en yakınınızdaki dostunuzun bile beklentilerini yok etmek şöyle dursun, azaltamazsınız bile. Ancak kendi beklentilerinizi, gezegenimizin iyiliği doğrultusunda azaltabilirsiniz, herkes kendi beklentilerini azalttığında ancak dünya yaşanabilir bir hale gelecektir. Karıştırılmaması gereken en önemli şey; beklenti ve hayallerinizin aynı şey olmadığıdır. İyi insanların hayalleri kendisine ve çevresine zarar vermeyecektir, sonuna kadar savaşılmalıdır zorluklarla. Ancak hayallerin meleklerin ürünü olduğu kabul edilirse, beklentiler cehennemin 7.katındandır. Kudret isteğidir, kötü tarafınız var ise ki herkes de elbet vardır, saklı kalmış zift parçalarıdır. Siyaset, politika, diplomasi ziftin en sert katmanıdır. Uzak durun. Bunun yerine, sanat ciğerlerinizdeki zifti yok eden ayran-soda nın ta kendisidir, için.

Beklentileriniz, güç ile aynı orantıda artmamalı ve güç odaklı olmamalıdır. Para bir beklenti değildir, güç beklentisi için kullanılan bir araçtır, ancak uyuşturucuların başında gelir, sosyal medyanın bin katı etkisi ile vurur sizi. Güç beklentiniz; aşk, iş, kaslarınız için bile olabilir. Çok değişken yapıya sahip olan güç beklentinizi eritmenin en güzel yolu, nezaket, hoşgörü, hatta ön görüdür. Başta sahip olmadığınıza artık emin olduğunuz doğanın haklarına, daha sonra insanların doğada yaşamaları için gerekli olan haklarına saygılı olmak gerekir. Güç beklentinizi aştığınızda gerisi çok daha basit ve net belirecektir. Kast ettiğimiz özel yaşamınızdaki beklentileriniz, belki de yeni terfi beklentiniz. Bunlar masum beklentileriniz olarak kalmalı ve beyninizdeki o mükemmel yaratılış özelliklerinden biri olan dönüştürme yeteneği ile hayallerinize dönüşmelidir. İster istemez saflık kazanıp, sizi de saflığa götüreceklerdir.

About sterzi

Check Also

Başarmak ve hedefe ulaşmak için uykudan uyan!

Başarıya giden yolda yürüyorsun. Hedeflerin var. Bu hedefler olmasa zaten yola çıkmayacaksın. Bu hedeflere yürürken ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>